SERVİKAL EVERSİYON (EKTROPİYON)

RAHİM AĞZINDA YARA (SERVİKAL EROZYON – EKTROPİYON)
Rahim ağzında yara veya rahim ağzı yarası terimleri günümüzde hastalar ve doktorlar arasında sık kullanılan bir terimlerdir. Bu terim aslında genel bir ifadedir ve rahim ağzının normalden farklı göründüğünü (genellikle kırmızı görünür) ifade eder. Bu farklı görüntünün çeşitli sebepleri olabilir o yüzden rahim ağzında yara sözü genel biri ifadedir. Rahim ağzında (servikste) bu farklı görüntüye sebep olabilecek patolojilerden en sık görüleni servikal ektropiyon (eversiyon) ‘dur. Bunun dışında erozyon, servisit veya servikal preinvaziv lezyonlar, CIN vb. lezyonlar da “rahim ağzında yara” ifadesine neden olabilirler.

SERVİKAL EVERSİYON (EKTROPİYON)
Rahim ağzının normalde iç tarafı ve dış yüzü farklı hücre yapıları ile örtülüdür. Rahim ağzının iç tarafını silindirik epitel kaplar, dış yüzeyini yassı epitel kaplar. İç taraftaki bölge kırmızı renkte, dış taraftaki bölge açık pembe renkte görülür. İki bölge arasında belirgin bir sınır vardır ve muayenede genellikle görünen bu sınıra transformasyon zonu denir. İçerideki silindirik hücre tabakasının çeşitli nedenlerle dışarıya doğru ilerlemesiyle bu kırmızı alan daha dışarıya kaymış olur ve muayenede de görülebilecek halde rahim ağzının dış yüzeyini kaplar. Bu duruma servikal erozyon veya ektropiyon denir. Alında burada herhangi bir yara veya patolojik durum yoktur sadece normalde de bulunan iki yüzey arasındaki sınır yer değiştirmiştir. Bu kanser veya kanser öncüsü bir durum değildir.

Belirtileri:
Servikal eversiyon çoğu kadında bir şikayete neden olmaz ve muayenede tesadüfen görülür. Bazı kadınlarda şeffaf, sulu bir akıntıya neden olabilir fakat enfeksiyon varsa yeşil ve kötü kokulu akıntı da olabilir. Ayrıca ektropiyon bölgesi hassas bir doku olduğu için penisin travmatize etmesiyle ilişki sonrası ufak lekelenme tarzında kanamalar ve adet aralarında hafif lekelenmeler de olabilir.

Nedenleri:
– Gebelikte ve genç kızlarda ektropiyon izlenmesi normal bir bulgudur.
– Doğum kontrol hapı kullananlarda izlenebilir.
– Prezervatifin veya tamponun travmatize edici etkisine bağlı gelişebileceği kabul edilir
– Spermisit veya kayganlaştırıcı kremler etkili olabilir
– Bazi vajinal enfeksiyonlar bu duruma neden olabilir
Fakat çoğu zaman kadında buna neden olabilecek herhangi bir neden bulunamaz.

Tedavi:
Servikal erozyon mutlaka tedavi gerektiren bir durum değildir. Öncelikle rahim ağzında böyle bir görüntü izlendiğinde mutlaka smear testi yapılmalı ve başka bir patoloji olmadığı kesinleştirilmelidir. Servikal ektropiyon tedavi edilmese bile kendiliğinden iyileşip eski haline dönebilecek bir durumdur. Ektropiyona sebep olabilecek bir neden varsa doğum kontrol hapı veya vajina içerisine krem, spermisit uygulama gibi öncelikle bu nedenlerin ortadan kaldırılmasıyla çoğunlukla kendiliğinden iyileşecektir.
Her zaman yakma veya dondurma gibi tedaviler şart değildir ancak aşırı akıntıya sebep oluyorsa ve takiplerde kendiliğinden iyileşmiyorsa yakma (koterizasyon) – dondurma (kriyoterapi) veya lazer gibi tedaviler uygulanabilir.

SERVİKAL EROZYON
Servikal erozyon da ektropiyon (eversiyon) gibi rahim ağzında yara şeklinde izlenen ve bu şekilde ifade edilen bir durumdur. Servikal erozyon, servikal eversiyondan yani ektropiyondan ayırtedilmesi gereken bir durumdur. Çünkü eversiyon (ektropiyon) yukarıda anlatılan mekanizmalarla içteki hücrelerin dışarıya doğru göç ederek geliştiği normal bir durumdur herhangi bir hastalık değildir aslında ve tedavisi de şart değildir. Erozyon tanımında ise bu mekanizmayla gelişen bir durum anlatılmaz, başka nedenlerle rahim ağzında oluşan ve çoğunlukla ektropiyondan farklı görünen bir görüntü kastedilir ve takibi tedavisi gerekir.
Sonuç olarak erezyonda da rahim ağzı öncelikle smear testi ve görünen lezyona göre gerekli ise kolposkopi ve biyopsi ile herhangi bir patoloji olup olmadığı açısından değerlendirilmelidir. Smear testi, kolposkopi ve biyopsi sonucu normal olan hastalarda lezyona yakma – dondurma gibi tedaviler uygulanabilir. Bu tetkiklerin sonucu normal değilse smear ve kolposkopi konularında anlatıldığı gibi patoloji türüne göre gerekli şekilde tedavisine devam edilir.

Rahim ağzı yarası kısırlık yapar mı?
Rahim ağzı yarası kısırlığa neden olmaz normalde. Ancak rahim ağzında yara (erozyon) olduğu için veya anormal smear testi nedeniyle konizasyon, koterizasyon, kriyoterapi gibi tedavi işlemleri yapılmışsa bu işlemlere bağlı rahim ağzında darlık oluşması ve kısırlık (infertilite) oluşması söz konusu olabilir. Ancak bu çok nadir ve pek rastlanmayan bir durumdur. Bu konu hakkında ayrıtılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

gebelikte giyim

Hamilelik döneminde alınan kilolar ve vücutta meydana gelen değişiklikler anne adayının kıyafetlerinin tamamen değişmesine yol açar. Hamileliğin ilk 3 ayında anne adayı genellikle gebe kalmadan önceki kıyafetlerini giyebilir çünkü ilk 3 ayda kilo alımı çok az olur hatta hiç kilo alımı olmayabilir. 3. aydan sonra ise yavaş yavaş kilo artacak, karın büyüyecek, ayaklarda, bacaklarda ve kollarda şişme olacaktır. Bunlardan dolayı artık eski kıyafetlerden vazgeçip hamileliğe uygun yeni giysiler ve ayakkabılar seçmek gerekecektir.

Hamilelikte ne tür giyeceklerden kaçınmak gerekir?
– Beli sıkan sıkı giyecekler ve kemerler
– Naylon ve sentetik iç çamaşırları
– Sıkı ve sert sütyenler
– Yüksek topuklu ve ayağa tam oturan ayakkabılar
– Karın ve göbek kısmını sıkan kıyafetler
– Dar pantolonlar, bacağı sıkan çoraplar

Hamilelikte ne tür kıyafetler tercih edilmelidir?
– Eşofman
– Rahat ve geniş şortlar
– Bol t-shirtler, erkek t-shirleri giyilebilir
– Rahat elbiseler, hamilelikler, etekler
– Pamuklu iç çamaşırları ve rahat yumuşak sütyenler
– Ayakkabıların topuğunun 2-3 cm olması gebelikte en ideal olanıdır. Yüksek topuklu giyilmemelidir. Tamamen düz ve çok ince tabanlı ayakkabı yerine 2-3 cm kısa topuklu bir ayakkabı vücut dengesi açısından daha ideal olacaktır. Çünkü gebelikte bel çukurluğu artar ve anne karnındaki ağırlığı dengelemek için geriye eğilerek yürür, bunu dengelemek için ayakkabıda ufak bir topuk olması faydalı olur.
– Gebelikte ayaklarda ödem sık olduğu için ayakkabıların biraz geniş ve rahat olması gerekir.
– Hamileyken deniz veya havuza girilebilir, yüzülebilir, mayo veya bikini giyilebilir.

Hamilelikte giyilen kıyafetler ülkeler ve kültürler arasında çeşitli farklılıklar gösterir. 18. – 19.yüzyıllarda hamile kıyafetleri kadınların hamile olduğunun anlaşılmaması için tasarlanmıştır. Ancak günümüzde çoğu ülkede hamile kadınlar hamileliklerini gizlemek istemezler; hamile iken de kendilerini iyi gösterebilecek kıyafetler tercih ederler. Ayrıca günümüzde hamile kadınların büyük kısmı çalışmaya devam etmektedir. İş ortamı, spor salonu, hastane, hamile eğitim sınıfları gibi çeşitli sosyal ortamalarda bulunmaktadır. Bu nedenle hamile kıyafetleri de çok çeşitlilik kazanmıştır.

Gebelikte aşırı kilo

Gebeliğin başından doğuma kadar normalde alınması gereken kilo 9-12 kilo kadardır. Hamileliğin başında zayıf olan anneler biraz daha fazla 15-17 kilo kadar alabilirler. Hamileliğin başında aşırı kilolu olan annelere de fazla kilo almaları önerilmez ve genellikle 7-8 kilo almaları yeterli kabul edilir. Bu yaklaşık açıklamalara rağmen almanız gereken kilo sağlık durumunuz, kilonuz ve bebeğin durumu gibi faktörlere göre değişiklikler gösterebilir, bu nedenle doktorunuza danışmalısınız. Örneğin ikiz gebeliklerde daha fazla kilo alınır. Önemli olan gebelikte uygun miktarda ve düzenli şekilde kilo alarak doğuma normal bir kiloda girmek ve doğumdan sonra da yavaş yavaş doğru şekilde bu kiloları vererek eski formuna kavuşmaktır. Bunun için ise birinci şart gebeliğe normal bir kiloda başlamaktır, bu nedenle aşırı kilosu olan anne adaylarına diyetisyene başvurarak ve egzersiz yaparak normal kilolarına inmelerini ve bundan sonra gebe kalmalarını öneririz. Çünkü fazla kilolara gebelikte sıklıkla daha fazlaları eklenecektir ve bu da gebelikle ve doğumla ilgili çeşitli kötü etkiler oluşturabilecektir. Fazla kilonun gebelik üzerindeki etkileri hakkında detaylı bilgilere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Fazla kilolar gebelikten önce verilmelidir, gebelik sırasında fazla kilolu olanlara zayıflama önerilmez. Hamilelikten önce aşırı zayıf olan anne adaylarının da yine dengeli beslenmeyle normal kiloya döndükten sonra gebe kalmalarında fayda vardır.

Kilonuz normal mi nasıl anlayacaksınız? Kilonun fazla veya az olması vücut kitle endeksine (VKİ, BMI) göre hesaplanır. Vücut kitle indeksini hesaplamak basittir. VKİ hesaplamak için kilonuzu boyunuzun karesine bölmeniz gerekir. VKİ=kg/m2. Örneğin boyu 160 cm kilosu 55 kg olan bir kişinin vücut kitle indeksi 1.6×1.6= 2.56 ve 55/2.56=21.4 şeklinde hesaplanır. Buraya tıklayarak gelen sayfada sağda “VKİ Hesabı” bölümüne boyunuzu ve kilonuzu yazarak da hesaplayabilirsiniz. VKİ yaklaşık 19-25 arasında olanlar normal kiloludur.

Vücut Kitle İndeksi
18.5 ‘in altında olanlar Zayıf
18.5-24.9 arasında olanlar Normal kilolu
25-29.9 arasında olanlar Fazla kilolu
30-39.9 arasında olanlar Obez (şişman)
40 ‘ın üzerinde olanlar İleri derecede obez

Birinci kuralı yerine getirenler yani hamileliği uygun kiloda başlayanlar için sıradaki kural hamilelikte doğru, sağlıklı beslenme ve egzersiz ile normal miktarda kilo alarak doğuma ulaşmaktır. Gebelikte alınan kiloların hepsi annenin depoladığı yağlar değildir. Bu kiloların yaklaşık 3-4 kilosu bebek, 1 kg plasenta yani bebeğin eşi, yaklaşık 1 kg bebeğin suyu, 1 kg rahimin büyümesine bağlı, 1.5 kg annenin artan kan miktarı, 1 kg büyüyen göğüsler, 1-2 kg annede su depolanmasından kaynaklanır. Geriye kalanı da annenin aldığı kilolardır yani yağ depolarıdır.